
31 Eki 2026
Yazılarım
/
Düşlem Gerçek Olunca: Gaslight
Düşlem Gerçek Olunca: Gaslight
Dream Caused by the Flight of a Bee around a Pomegranate a Second Before Awakening (1944)
Çocuklar benlik gelişimi nedeniyle aynı zamanda son derece kırılgan ve muhtaç olmalarına rağmen bu gerçeğe aykırı olarak kendilerini son derece güçlü hissedebilirler. Bu güç tanrısal ve büyülü bir güçtür. Yani aslında eksiklik ve kırılganlıktan kaynaklı bir güç yanılsamasıdır. Bebek acıkır, ağlar ve annesinin memesi ona gelir. Bebek bunu kendi güçleriyle yaptırdığına inanabilir. Bebek büyüdükçe ve zihinsel gelişimi tamamlandıkça bu tümgüçlülük hayalleri bir ölçüde parçalanır ve kırılganlıkla tanışılır. Gerçek kırılganlığa tahammül, gerçek bir güç yaratır. Bu süreçte çocuğun düşlem dünyasında olan bir saldırganlık dürtüsü, dışarıda gerçek bir kayıpla eşleşince bebek bunun neden olduğunu anlayamayabilir ve yaşanan trajedileri kendisinin neden olduğuna inanabilir.
Bu açıdan Paula yoğun suçluluk duygularına sahip bir karakter gibi görünmektedir. Buna göre Paula, annesini, babasını ve teyzesini öldürme fantezileri yüzünden onların başlarına bunların geldiğine inanmaktadır. Bu nedenle de mazoşistik olarak kendisini teyzesinin katilinin ellerine teslim ettiği düşünülebilir. Kendi aklını askıya alarak kendisini yavaş yavaş katil tarafından yok edilme cezasına çarptırmıştır. Aklını devreye soksa bu mantık dışı sistemi değiştirebilir fakat Paula, içindeki ve dışarıdaki saldırganlardan o kadar çok korkmuştur ki bu saldırganları susturmanın, onlardan kurtulmanın ve onlarla baş etmenin yolunu aklını ve zihnini kapatarak, yani uykuya dalarak bulmuş gibidir. Paula, düşünmeyi kesmiş ve doğrudan bilinçdışındaki arzu ve korkularla hareket etmeye başlamıştır. Bu sefer de aklının başka faydalarından yararlanamaz hâle gelmiştir.
Burada bahsedilen, Paula’nın teyzesinin gerçekten ölmesini istemesi değildir. Bu arzu, çocuğun gelişimi sırasında ortaya çıkabilecek saldırgan bir hayal veya agresyon olarak düşünülebilir. Bu, çocuğun gelişiminde hatırlanmayacak ve hatta onun gelişimine katkı sağlayabilecek bir dürtü olabilir. Fakat agresyonun yöneldiği kişi, yani Paula’nın teyzesi, gerçek dünyada vahşice öldürüldüğü için bu iki alan Paula’nın zihninde birbirine karışmış olabilir. Paula’nın içsel gelişiminin de bu nedenle sekteye uğradığı söylenebilir. Nitekim Paula, teyzesinin ölümünü kocasına/katile anlatırken “Ne olduğunu biliyormuşum gibi korkuyordum,” der (Cukor, 1944). Olmasını arzu ettiği şeyin o istediği için olduğunu düşünüyor olabilir. Buna katlanmak çok zor olduğu için de teyzesinin tüm eşyalarını “Göremeyeceğimiz bir yere kaldıralım,” diyerek tavan arasına/bilinçdışına/Mavi Sakal’ın kan gölü dolu odasına koyar.
Yazının tamamına https://psikeart.com/urun/sayi-67-genclik-sinemasi/ adresinden ulaşabilirsiniz.






